Asosyallik Belirtileri ve Tedavisi

Asosyal ve Asosyallik

Paylaş

Asosyallik Belirtileri & Tedavisi


Asosyallik günümüzün ciddi bir sorunu. Muhtemelen sende bir asosyalsin, çünkü günümüzde 6 kişiden 1’inde bu sorunla karşılaşıyoruz. Ama hey! Bu bir hastalık değil, bu konuda bir korkunuz olmasın. Asosyallik hastalık değil ama, gerçekten büyük hastalıklara yol açabilir. Obezite sorunları, bağırsak hastalıkları, ruhsal yalnızlık sendromları.. “Peki, asosyalliği nasıl yenerim, nasıl kurtulurum?” diye soruyorsan, okumaya devam et. 🙂

Yani eğer asosyal iseniz, büyük ihtimal ile fazla kilolarınız vardır. Neden mi? Canınız sıkılır, sıkıldıkça yersiniz. Asosyal olduğunuz için harekette etmessiniz, hop, kalır! Fazla kilolar da büyük problemlere yol açabilir. Neyse, giriş kısmını geçtiğimize göre konumuza geçelim;


Asosyallikte Ailenin Görevi


Asosyalliğin en büyük etkeni kişinin yetiştiği çevre ve ailesidir. Aile ile kişi arasında bir mesafe var ise, aile içi sohbet son derece sınırlı ise ve kişi başıboş bir şekilde bırakılmışsa, asosyal olma ihtimali çok yüksek. Genellikle ailelerin yaptığı başlıca hata, çocuğa bilgisayar alıp tüm gün onunla vakit geçirmesine izin vermek, ve onu daha eğlenceli aktivitelere yönlendirmemektir. Böyle olması ailenin de işine gelir, çocuk ile uğraşmak zorunda kalmazlar. Fakat bunun cefasını ileriki zamanlarda çekerler. “Keşke“ler yeterli olmaz, ve bu durum için kesinlikle ama KESİNLİKLE çocuk suçlanamaz. Aile, çocuğun bilgisayarda vakit geçirmesine izin vermeli, bunu bir “saat” ile sınırlı tutmamalı. Evet, doğru. Saat ile sınırlı tutmak, süre dolduğunda bağıra çağıra o çocuğu oradan kaldırmak çocuğun içinde hep “yarım kalan bir heves” oluşturacak, üzülecek, hırslanacak ve kendisini daha çok bilgisayara bağlayacaktır. Onu bu düşünce yapısına sokmak yerine dışarısının farkına varmasını sağlayın. Bilmem, belki yüzme kursuna gönderirsiniz, belki futbola, belki arkadaşları ile vakit geçirmesi için teşvik edersiniz, belki onunla beraber yemek yemeye gidersiniz? Evet, çocuk ile beraber yemek yemeye gidilmeli, fakat eğer ebeveyn ile çocuk arasında bir mesafe var ise çocuk bunu reddecek, veya istemeyecektir. En önemli noktalardan biride çocuğa arkadaşça yaklaşmak, onu bilgisayar konusunda koşullandırmamak, kendi içinde sanal dünya yerine gerçek dünyanın farkına varmasını sağlamaktır. Bilgisayarın başından kalkmıyor mu? “Kalk artık!” demek yerine, “Gel beraber Aqua Park’a gidelim, ne dersin?” demek, müthiş derecede çok daha etkilidir. Unutmayın, bir şeyi yaptırmak için kesin emirler vermek yerine seçenekler sunun, ve arkadaşça olun. Aile, bir çocuğun asosyal olmasında ki en büyük etkendir. “Yapma! Etme!” kelimeleri ile araya mesafe koymak, ona heves kırıklığı yaşatmak yerine “Böyle olsa nasıl olur? Peki ya şuna ne dersin?” diyerek ona seçim şansı verin ve kişiliğinin önemini keşfetmesini sağlayın. Bu, çocuğun aile üzerinde bir etkisinin olduğunu ona hissettirecektir. Sürekli koşullandırma ve bağırıp çağırma ile büyütülen bir çocuk, aileden korkar. Aileden korktuğu için topluma çıktığında, toplumdan da korkar. Aile konusunun özeti; Asosyal bir çocuğunuz olsun istemiyorsanız, ona arkadaşınızmışçasına muamele yapın, fikrini alın, arkadaşınızmış gibi sevmeyi bilin.


Asosyallik Belirtileri


  • Kişinin ailesinin kişi ile vakit geçirmemesi, ona sürekli emirler verip köle muamelesi yaparak, başıboş bırakarak sosyal ilişkilerden soyutlaması.
  • Kişinin gerçek dışı şeyler hayal etmesi, ve hayallerinde yaşaması. Kişinin hayallerinde yaşadığı güzel şeylere nazaran gerçek dünya çok basit kalır ve kendini gerçeklikten soyutlar.
  • Bilgisayar bağımlılığı, yine üstteki madde gibi sanal dünyada yaşanılan gerçek dışı aktiviteler kişiye gerçekliği sıkıcı bir durum olarak gösterir. Bilgisayar bağımlılığının da en büyük etkenleri baskı, aile, özgüvensizlik ve çevredir.
  • Fiziksel bir bozukluk. (Yüz yanması, doğum izi, yara izi vb.) Bu fiziksel bozukluk, kişiyi başkaları tarafından kötülenme hissine sokabilir. Kişi kendini anormal, diğer insanları normal sanarak onlar ile iletişim kurmaktan çekinebilir.
  • Yaşanılan kötü anılar. (Küçüklükte yaşanılan istismar, şiddet, taciz, etrafında gerçekleştirilen şiddet veya cinayet vb. kötü anılar çocuğun psikolojisine etki edebilir, ileride büyük sıkıntılar çekebilir. Bir psikoloğa başvurulması gereklidir.)
  • İletişim kuramama. Kişinin konuşma becerisi tam yerinde olmayabilir, diksiyonu kötü olabilir veya şiddet ile iletişim kurmaya çalışılabilir. Bu gibi bir durumda toplumdan alınan negatif yorumlar neticesinde kişi kendini toplumdan soyutlayacaktır. Psikoloğa başvurulması gereklidir.

Asosyallik belirtileri ve en temel nedenleri yukarıdaki maddelerdir. Yukarıda bulunan maddeler dışında istisnai durumlarda da asosyalliğe gidişat gösteren davranış ve tutumlar gözlenebilir, bu konularda yardım almak için bu makaleye yorum yazarak cevaplamamı sağlayabilir, veya en doğru hareket olarak bir psikoloğa başvurabilirsiniz.


Asosyallik Tedavisi


Benim bu konuda söyleyeceklerimi muhtemelen size tüm yardım istediğiniz kişiler söylemiştir. Asosyallikten kurtulmak ve bunu tedavi edebilmek için temel olarak “bir şeyler ile uğraşmanız, hobi edinmeniz” gerekmektedir. Bakın bunu tırnak içinde söyledim. 🙂 Ne kadar basit! Sadece bir spor salonuna yazılın, yüzün, box yapın, sokağa çıkıp “ben canlı bombayım!” diyerek koşun, eğlenin yani! Uğraşınız olsun bir şeyler ile. Bunu kendiniz başaramıyorsanız, bir psikoloğa gidin. Bulunduğunuz ortamı sevmiyor olabilirsiniz, evinizi sevmiyor olabilirsiniz, taşınmanız gerekebilir, yeni arkadaşlar edinmeniz veya işinizi değiştirmeniz gerekebilir.. Bilinçaltı sorunlarınız da olabilir, bilemeyiz. Yani kendiniz bu durumdan kurtulmaya çalışmış ve başaramamışsanız, bir psikoloğa gidin. 🙂


 


Asosyalliğe yol açabilen bir diğer psikolojik rahatsızlık da, Selective Mutism (Seçici Konuşmazlık)’dir. Özet geçmek gerekirse, çocuk yaşta başlayan, çevreden utanma veya korkma sendromudur. Çocuk, evde ailesiyle rahatça konuşurken dışarıda ağzını bıçak açmayabilir. Bu durumda psikolog müdahalesi gerçekleşmesse ileride asosyalliğe yol açabilir.


Şizofren Psikolog


 

  1. Merkür dedi ki:

    Asosyal değilim öyle olduğumu düşünmüstüm ama bunun sebebini filozof gibi düşünerek buldum. Bu tür kavram yada terimleri kim buluyor bilmiyorum ama bu tür şeyleri bulanlar çaresizlikten buluyorlar yani değişik birini gordüklerinde buna kendilerince bir isim veriyorlar. Asosyalliğin bazı kısımları bana uyuyor ama öyle biri değilim sadece insan seçerim.İnsanlarla yaşamakatan korkarım beni kendileri gibi günahkar yapmaya başıma dertler ve sorunlar açmaya çalışırlar. insana güvenmem sonuçta melek gibi günahsız kalamazlar.cennette bile onlarla yaşamam her yerde sorun çıkaracaklarından eminim. insan ruhu özgür ama basittir. Her an duygularına göre şekil değiştirir onlarla yaşamak yada uzun süre uğraşmak soruna yol açar .yani insanlar günahkar ve kirlenen yaratıklardır. onlardan nefret etmiyorum ama sevmiyorum ve iğreniyorum. Benim için çağ olarak geride kalmışlar hala hayvan gibi üreyip günahkar bir dünyanın kölesi olarak yaşıyorlar.Komik tarafıysa vicdanlı olduklarını düşünüyorlar ama dünyaya çocuk getirmeyi kendi menfaati için istiyorlar ve böyle zalim bir hayata bi çocuk getirmenin onların nasıl vicdansız biri olduklarını ve nefisleri ile hareket ettiklerini kanıtlıyor.

  2. uzyr dedi ki:

    Merhaba 18 yaşındayım insanlarla arkadaşlık kuramıyorum sürekli en arkalarda tek başınayım ailemle bir şeyler yapmadığım için ailem benim onları sevmediğimi düşünüyor bazı arkadaşlarım bana yüksek egolu olduğumu söylüyor çunkü onlar bişey söylediğinde genelde benden cevap alamıyorlar bazıları da benim bunları bilerek yaptığımı düşünüyorlar ve cool gözükmeye çalıştığımı söylüyorlar ve ben de buna çok üzülüyorum sürekli hayal kuruyorum derslerime motive olamıyorum hatta bugün yine aynı şeyleri öğretmenim yüzüme karşı söyledi benim hiçbir şeyi umursamadığımı kendimi farklı sandığımı ce cool olduğumu sandığımı söyledi acaba bana tavsiyeleriniz var mıdır teşekkürler

  3. seval dedi ki:

    bende cocugumda yasiyorum bu sorunlari 15 yasinda son zamanlarda iyice koptuk. agresif sinirli konusamiyoruz artik.yardim almayida reddediyor.ne yapsam yaranamiyorum 🙁

  4. yalnızbirinsan dedi ki:

    Gerçek anlamda yalnızlık, asosyallik, başarısızlık, ümitsizlik ve geçmişe dönüp baktığımda hissettiğim ağır pişmanlık duygusu.

    İnsanlarla iletişim kuramadığım için, hayaller içinde yaşayıp gerçeklikten uzaklaştığım için yapayalnızım. Düzeltemiyorum kendimi.

  5. Cankaan dedi ki:

    Beyza kaç yaşındasın.Bu dediğin şeyler bende liseye geçtiğimde oldu yeni bi hayat tarzı yeni bi ortam eskiye çok alışmıştım.Liseye başladığımda her şeyi eskiye göre karşılaştırırdım ve daha kötü görürdüm yani bu rezil olmaktan korkma gibi bir sürü şey bende de var.

  6. Selçuk dedi ki:

    Beyza eğer bu konuda ilerleme kaydedersen bana haber verebilir misin?

  7. Beyza dedi ki:

    Bende seçici konuşmazlık var. Evde bağırabiliyorum,rahat rahat konuşabiliyorum ve düşüncelerimi dile getirebiliyorum. (Bu arada bolca kompleksim vardır demeden geçmeyeyim) Dışarı çıktığımda sanki beni kendi aralarına almıyorlar, ben neden onlar gibi değilim, neden mükemmel olamıyorum diye soruyorum. Normalde güzel olmama karşın etraftaki insanlara bakarak kendimi çirkin zannediyorum. Daha geçen gün bir yerde okuduğuma göre özgüven olmadan güzellik bir işe yaramazmış. Onu okuduktan sonra iyice çöktüm ve kendimi insandan saymamaya başladım. Neden böyle doğdum? Böyle olmak zorundamıydım? Keşke konuşkan biri olarak doğsaydım diye hayatımı sorgulamaya başladım. Okulda bakıyorum sınıf arkadaşlarım(onlar da tam arkadaşım sayılmaz okula yeni geldim) hocaya espri yapıyorlar ara sıra laf sokma kavgaları filan. Diyorum kıymetini bilmiyorlar, konuşkan doğmanın. Ben hocanın soru sorması hariç ağzımı açmayan biriyim. Ve son zamanlarda dikkat ediyorum: ben bu konuşma işine kafayı taktığımdan beridir, sosyalleşeceğim yere tanıdığım kişiler hariç rahat konuşamıyorum. EN BÜYÜK KORKUM REZİL OLMAK. İnsan içine çıktığım zaman ellerim terliyor, sesim kısılıyor. Normalden ince ve kısık çıkıyor. ‘Evet yada ‘hayır’ diyemiyorum. Size tuhaf gelebilir ama ben böyle biriyim. Artık dayanamıyorum. Psikoloğa da gidemiyorum . LÜTFEN BANA YARDIMCI OLUN

  8. Beyza dedi ki:

    Aslında bende seçici konuşmazlık var. Evde istediğimi (şarkı,düşünce, bağırma vb.) söylerken dışarıda ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Konuşmalarımız benim yüzümden yarıda kalıyor ve sesim çıkmıyor. Birisi soru sorduğunda ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyecekken sesim değişiyor . Normalden farklı olarak ince ve aynı zamanda duyulmayacak kadar kısık çıkıyor. Ama psikoloğa gidemiyorum. Özgüvenim 0. Bu durumdan nasıl kurtulurum bir tavsiyeniz var mı?

  9. _statis_ dedi ki:

    aslında asosyal olmayı özledim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir