Düşüncenin Önemi

Her şeyin başı sağlık deriz, aslında sağlık da hastalık da düşünce ile başlar. Bu çok keskin önermemizi hemen reddetmeden önce; neden böyle düşündüğümüzü açıklayalım: Düşünce her şeyin başıdır

Paylaş

Düşüncenin Önemi

Her şeyin başı sağlık deriz, aslında sağlık da hastalık da düşünce ile başlar. Bu çok keskin önermemizi hemen reddetmeden önce; neden böyle düşündüğümüzü açıklayalım: Düşünce her şeyin başıdır. Evren bile yaratılmadan önce  bir düşüncenin ürünü idi. Sonra düşünce; gerçeğe dönüştü. Hayatta elde ettiğimiz her şeyi veya birçok şeyi, elde etmeden önce düşündük ve arkasından elde ettik. Hayatın iyi-kötü sürprizleri ile hayatımıza kattıkları bizim bireysel düşüncemizin değil daha üstün düşüncelerin sonucu olarak var.

Düşünce olmadan hiçbir şey olmaz. Düşünce en büyük silahımızdır. Neye karşı ? Hayatın tüm zorluklarına karşı düşünce yolu ile karşı koyabiliriz. Yüce zekanın bize bahşettiği daha küçük çaplı sezgi ve zekamızla bu hayat arenasında kendi istediğimiz şekilde yaşamaya çalışırız. Düşüncenin bir başka boyutu da var sevgili okuyucular! Daha önce çekim yasası diye bir kavram duydunuz mu? Düşünceler nesnelere dönüşür diye çarpıcı bir sloganı vardı bu düşünce akımının…

 

İnsanların içinde bulundukları iyi-kötü durumların; daha önce bizim tarafından düşünüldüğünü de anlatan ve açıklamaya çalışan bu belgeselde ( kitabı da çıktı: The Secret) bir çok metafizik alanı ile uğraşan insan “bilir kişi “ olarak hem tecrübelerini aktardı hem de sıfırdan başlayıp  başarıyı yakalayan bir çok insanın; istediklerini nasıl elde ettiklerini anlatan güzel bir kurgu var. İnsanlar inandıkları kadar başarabilir.

Hayal edebildikleri kadarını elde ederler. O nedenle hayatımız istediğimiz gibi gitmiyorsa; düşüncelerimizde bir yanlış var demektir. Düşünce kalıplarımızı değiştirerek hayatımızı da değiştirebiliriz.  Asıl mesele sadece düşünce gücünün yeterli olup olmadığıdır. Çünkü çekim yasası belgeselini çekenler biraz yüksekten uçmuşlar. Evet! Düşünce her şeyin başıdır! Ancak düşünce iyi plan yapmamıza yardım eder.

 

Planların iyi olması da yeterli değildir. Ayrıca bu planların eyleme dökülmesi de gerekir. Bu da yeterli gelmezse, strateji değiştirip yeni bir plan yapmak gerekir. Kaynağımız sonsuz düşünce gücü olduğu için, hayat enerjimiz devam ettikçe düşündüklerimizi planlar ve hayata geçirmeye çalışırız. Geçmezse bir daha deneriz. İstediğimizi elde edene kadar bu çaba sürer gider.  Düşünce olmadan yapılan her eylemin başarısı sadece tesadüfe yüklenir. Okyanusta bir hedef olmadan ilerleyen bir kayığın içinde olduğunuzu düşünün. Her insanın bu hayat okyanusunda bir kayığı vardır. Bazıları belli bir hedef seçer ve o hedefe ilerler. Adaya çıkar. Bazıları da ileri-geri hareket ederek yerinde sayar sonra da rüzgarlara  küfreder…

 

 

  1. Sizofren Psikolog dedi ki:

    mert,
    anlattığınız seyahatlere kendiliğinizden mi çıkıyorsunuz yoksa bunun için bir ön hazırlık yapıyor musunuz? Daha açık ifadeyle; Dua mantra okuma bir noktaya odaklanma ya da meditasyon yaptıktan sonra mı çıkıyorsunuz? Önce bunun cevabını alalım.

  2. Mert dedi ki:

    Merhaba ben rüyalarimi 16 yasimdan beri kontrol edebiliyorum hatta orda kendime 1 dunya bile yarattim ve yarattigim dunyada kendime arkadaslar dahi ekledim ve 16 yasimdan beri kabus görmüyorum nadiren kontrol edemedigim 1 ruya gorursem ordaki sevdigim seyleride o dunyaya ekliye biliyorum ben normalmiyim kendime göre normalim astral seyahatte yapabiliyorum hangisi kafama eserse ama astral seyahat bilincsizce yapiyorum biktigim felan yok ama kime anlatsam bana deli gozuyle bakiyo 🙂 sizce ben neyim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir