İlk Bakışta Aşk | Aşk mı Cinsellik mi?

Şizofren Psikolog | Aşk ve Bilim

Paylaş

Aşk mı, Cinsellik mi?

Eveet, yine bir İsveç’li vakası. Ama bu sefer İsveç’liler değil, Chicago’lular ile başımız dertte. Her neyse.. Chicago Üniversitesi araştırmacıları tarafından tamamlanan bu çalışma birçok ilişkinin başlamadan bitmesine sebep olabilir. (Genellikle 1-2 aylık ilişkilerin. Zaten sağlam bir ilişkiniz varsa ortada bir sevgi vardır. Korkmanıza gerek yok. 🙂 ) Çünkü araştırmacılara göre karşınızdaki kişinin sizin hakkınızda ilk anda duygusal olarak ne düşündüğünü göz hareketlerinden anlayabilirmişiz. Bence zaten anlayabilen anlıyor da…

Bilim adamlarına göre bir insan beyni karşı cinsi hakkındaki cinsel istek durumunu ya da aşk durumunu hızlıca ayırt ediyor. Bu düşünceden yola çıkan bilim adamları çalışmalara başlamış ve ilk olarak kadın ve erkek gönüllülere etkileşim halindeki çiftlerin fotoğrafları gösterilmiş. Resimdeki çiftlerin romantik bir halde olup olmadıkları sorulmuş. Bu soruya romantik bir durum içindeler cevabı verenlere, karşı cinsiyette son derece çekici kişilerin siyah beyaz fotoğrafları gösterilmiş. ve fotoğraflara bakıldığı anda mümkün olduğunca hızlı bir şekilde romantik bir sevgi mi, yoksa cinsel bir istek mi oluştuğunu söylemeleri istenmiş.Ve tabii ki tüm bu anlar kameralarla kaydedilmiş.

Araştırma sonucuna göre karşınızdaki kişi size karşı cinsel istek duyuyorsa gözleri yüzünüzden vücudunuza doğru hareket ediyor. Eğer karşınızdaki kişi size duygusal yönden bir sevgi besliyorsa gözleri yüzünüze odaklanmış bir biçimde sabit kalıyor yani bir nevi size dik dik bakıyor demektir.

Ama genellikle bizim Türk kızlarında ve Erkeklerinde bu durum utangaçlıkla beraber saklanıyor. Yani bir kişinin size aşık olup olmadığını öyle dik dik bakmasından anlamanız zor. Çoğu kişi öyle öküz gibi bakamaz. Bi kere “Ya manitası varsa lan?” diye düşünür bizim erkekler. Düşünmesse elbet dayak yer, sonra düşünmeye başlar. Yani illaki düşünür bi müddet sonra. İllaki anlayacaksanız aynı mekanda bulunun, ve biraz yürüyün, veya hafifçe yer değiştirin. Sizden hoşlandıysa sizi görüş açısına almak için aynı yönde hareket edecektir. Aman diyim, dik dik bakarak utandırmayın, korkutup kaçırmayın çocuğu veya kızı.

Bu aşk işleri öyle bilimsele falan bağlanacak iş değil, derin duygularla gizli bir olaydır. O nedenle bu konuda kesin bir şey söyleyecek olursam yalan yanlış bilgi vermiş olurum. Ortada bir hoşlantı varsa, birazcık cesaret ile zaten o aşk doğacaktır.

Benden bir ipucu olsun, aşkta cesaret şarttır. Yok “ben utanırım, ben yapamam, ay olurmu öyle şey gız, yav olm olmaz” falan diyorsanız.. doğayı sevin, kuşları böcekleri falan sevin. Kırmayın çocuğun/kızın kalbini, yazıktır günahtır. 🙂

 


 

Aşkın Nörobilimi (Özet)

İnsan hayatında oldukça önemli bir yer tutar “aşk”, öyle ki çok eski tarihlerden bu yana pek çok kişi aşkı uğruna hayatından vazgeçmiştir. Peki bu denli güçlü bir duygu yaşanırken insan beyninde neler olup biter? Aşk’ın beyinde dopamin miktarındaki artışın ilginin belli bir şeye odaklanmasına ve amaca yönelik davranışların artmasına neden olduğu biliniyor. Aşkın da sevilen kişiye yönelik bir ilgi odaklanması olduğu düşünüldüğünde dopaminin bu işte parmağı olduğunu düşünmek hiç de zor değil. Dahası, motivasyon, ödül, enerji hali, uykusuzluk, soluk alma hızında artış, iştah azalması, dikkat ve haz sistemleri ile ilişkili olan dopaminin bu etkileri aşkın insan üzerindeki etkileri ile örtüşmekte. Dopamin artışı aynı zamanda testesteron artışına da yol açıyor. Hem kadın hem erkek için cinsel arzunun belirleyicisi olan testesteron dopamin artışı ile tetikleniyorsa, aşkın dopamini; dopaminin testesterenu tetiklediğini, dolayısıyla aşkın cinsel arzuyu körüklediğini söylemek mümkün. Belki de bu nedenle aşık olunan kişi ile yaşanan cinsel deneyimlerin, diğerlerine oranla daha derin ve akılda kalıcı hazlar yaşattığı söylenmektedir. Ki sadece bu nedenle değil, yani bilimsel gerekçelerin dışında Aşk‘ın bir büyüsü var, öyle bilimle falan tam olarak açıklanmaz bu olay. Aslında bu yazı çok uzun, yani Aşkın Nörobilimi bayağı uzun bir olaydır ama hepsini yazsam kim okuyacak? Kısa bir özet geçtim işte. 🙂


Kaynak: Fizikist

  1. Sizofren Psikolog dedi ki:

    ponçik’e Cevap: 5 duyu organınızla hissetmediğiniz bir kişiye “gerçekten” aşık olamassınız.

  2. ponçik dedi ki:

    Benim merak ettiğim şey bi kişiye görmeden aşık olabilir miyiz yani şimdikiler sanal filan diyo ama yalnızca sosyal medyadan konuşarak fotoğraflarini görmekle bu mümkün olabilir mi?

  3. Beyza dedi ki:

    Aynen öyle valla

  4. Mert Ali Sustam dedi ki:

    yazı gayet akıcı bir dille anlatılmış, eminim bir çok dostumuz bu yazıdan bir şeyler öğrenecektir.. ve cesaret konusunda aynı fikirdeyim.. eğer kabul etmez diyerek teklife yanaşmazsanız, ertesi güne kankanız o kızı yapar size söyleyeyim 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir