İş Hayatı Ve Özgüven, Kişisel Gelişimin Önemi Nedir?

Paylaş


Kişisel Gelişim ve İş Hayatı


Biz insanoğlu sürekli gelişen canlılarız. Doğduğumuzdan beri sürekli gelişir, sürekli hareket ederiz.

Bugün dahi bir önceki günden daha farklı biriyizdir. Dün hiçbir şey öğrenmedim diyen birisi dahi o

öğrenmediği zamanı boşa harcamasından ders çıkartarak bir şeyler öğrenmiştir aslında.

Bizlerin yaklaşık 20 – 25 yaşından sonra hayatı genellikle iş yerlerimiz, ofislerimiz, atölyelerimiz gibi

üretim sağladığımız mekânlarda geçmektedir. Hal böyle olunca kişisel gelişimimizin iş hayatımıza olan

etkisi de oldukça önemli bir hale gelmektedir.


Etkili Konuşma


Kişisel gelişim konusunda ilk olarak etkili konuşma konusuna değinmek istiyorum. Etkili konuşma

hakkında kendini geliştiren bir birey, sadece iş hayatına başladığında değil, işe girerken kendini ifade

etme şekli ve karşısında ki insan kaynakları uzmanı veya yöneticiyi etkileyebilir ve bu sayede istediği

işi alma olasılığı yükselir. İşe girdikten sonra ise kendini iş arkadaşlarına ve müşteri grubuna oldukça

iyi aktarabilir ve onlar üzerinde bir nevi hipnoz etkisi ile olumlu izlenim vermeye zorlar.

o4


Özgüven


İkinci olarak değinmek istediğim nokta ise özgüvendir. Özgüven konusunda yeterli seviyeye gelmiş bir

birey, özellikle bu birey erkek ise bayanlar tarafından oldukça çekici kabul görür. Burada önemli olan

özgüven ile ukalalık arasında ki ince çizgiyi yakalayabilmek ve o ince çizgide hareket etmektir.

Özgüvenli olan bir birey, diğer kişilerden çok daha fazla iş, aşk ve diğer alanlarda başarılı olur. Çünkü

kendisini geri planda tutmaz ve her zaman yapabileceği şeyleri yapmak için dener.

Bir diğer önemli kısım ise çekingenliği yenmektir. Birçok kişinin özellikle ilkokul ve lise çağlarında

başlayan çekiniklik durumu genel de bir olaya bağlantılı olarak başlar. Bu kişiler çoğu zaman,

küçükken yaşadıkları bir küçük düşürülme durumu, özellikle bu olay sevdikleri ve değer verdikleri kişi

önünde olmuşsa daha da etkili olur. Kişi o andan sonra bir daha atik davranmaya çalışmaz, atik

davranacağı sırada ise aklına hep o an gelir ve çekingen davranmak zorunda kalır. Kişi eğer bunu

aşmaya kararlı ise, üzerine gitmek zorundadır. Kişi örneğin; bir kalabalık meydan da ortaya geçerek bir

isimi bağırarak söyler, herkes bu kişiye bakar. Bu sebeple  bunu yapmak kolay görünse dahi o

kadar basit değildir.

  1. Emre dedi ki:

    Merhabalar. Bu bloğu açmaktaki amacınızı,bu amacın şuanda hangi safhasında
    olduğunu öğrenebilir miyim ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir