Pozitif Düşünmek Önemli Midir?

Paylaş

Pozitif Düşünmek Önemli Midir?

 

Pozitif düşünmenin önemli olduğunu hemen herkes duyar ama pozitif düşünmenin neden önemli olduğunu çok az insan bilir. Sizce pozitif düşünmek neden önemlidir? Sosyal ilişkilerimizi daha iyiye götürmek için iyi bir yol olduğunu söyleyebilirsiniz. Bir çok insan için zaten yeterince çekilmez olan hayatın daha çekilebilir olmasını değil, öyle görünmesini sağlamak amacıyla pozitif düşünmek ve pozitif görmeye çalışmak kısa süreliğine yararlı olabilir. Ben bu tür bakışları biraz olsun nefes almak için bataklığın üzerinden var gücüyle yukarı doğru çıkıp biraz havada ilerlemeye çalışmaya benzetiyorum. Daha sonra insan batarken biraz daha derine batar. Her Yükseliş mutlaka inişi dayatır Fakat her iniş yükselme ile sonuçlanmaz. Bu da hayatın aslında tamamen pozitif olmadığını nötr ve negatif de olabileceğini bizlere öğretir. Hatta çoğunlukla negatif olduğunu bile gösterebilir zorlarsak…

 

 

Bunları deneyimlerle öğrenmek tecrübe kazanmak demektir. Sadece kitaplardan okumak ise zihni boşuna doldurmak demektir zira bunlar da bir süre sonra silinecektir. Deneyimlemekle okumak arasında büyük farklar vardır ki o ayrı bir konudur.. Fakat biz yine de psikoloji alanında yıllarca dirsek çürütmekte olan akademik düşüncelere de önem verelim ve psikoloji profesörü Barbara Friedrichson’un bu konuda neler söylediğine bakalım. Çarpıcı bir açıklama olarak gelebilir fakat Barbara olumsuz duyguların ya da bardağın boş tarafını görmenin insan beyni üzerindeki olumsuz etkilerini araştırmış bir insandır yapılan araştırmalara göre olumsuz duyguların insanın yaratıcılığını yok ettiğini göstermiştir. Yani hayata olumsuz bakan insanlar yaratıcı düşünceler geliştiremezler demek istiyor. Ben de birçok dahi tanıyorum ( bizzat değil)  ve bu dahilerin çok büyük çoğunluğu Hayata hiç de pozitif bakmamaktadır. Ben zaten hayata pozitif bakmadıkları için belli bir dönem bunalıma girmişlerdir bazı sorguları yapmışlardır ve bu sorgulama sonucunda yüzyıllarca ayakta kalabilecek eserler ortaya koymuşlardır. Mesela Bunlardan birisi Soren Kierkegaard, diğeri Frederic Nietzche, bir başkası Martin Heidegger, diğeri Gurdjieff, bir diğeri Maharaji yetmediyse devam edeyim, Osho   ve bu liste uzayıp gider.

 

 Hayat güzel değilse, güzel değildir

 

Eğer Hayatımız güzel değilse Polyanna gibi davranıp aptal durumuna düşmek bana göre yersiz bir davranış olur. Eğer Hayat güzel değilse, ve güzel olması için yapabileceğimiz bir şey kalmadıysa Polyanna gibi davranmaya gerek yoktur. Dahası sevgili okurlar, Zorla güzellik olmaz. Yani zihnimiz daha iyi açılsın Bu yaratıcılık potansiyelimiz zedelenmesin diye kişilik bölünmesi mi yaşayalım? Bence hiç zorlamanın lüzumu yok. Hayatı en başından güzel olanların, pozitif bakmak, kaygısız yaşamak pembe bulutların üzerinde yüzmek gibi lükslerden sıkılıp üzülme lüksü vardır ama hayatı bir türlü güzelleşmeyenlerin, arabesk yaşamların cici bici sevinmek ve her şeye pozitif yaklaşmak lüksü yoktur. Onlar hayatın madalyonunun diğer yüzünü görenlerdir. Artı ile eksinin eksisini görenlerdir, feleğin okkalı sillesini yiyenlerdir diyelim daha kabaca… Sonuç olarak demem o ki; insanın hayata pozitif mi yoksa negatif mi bakacağının seçimi; ona bırakılmış filan değildir.  Oluşan şartların durumuna göre; kişi pozitif veya negatif olabilmektedir. Negatif şartlardan sıyrılıp pozitif okyanuslara yelken açanlar yok mudur? Vardır ama onlar da istisnadır.

Kalın sağlıcakla…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir